28 Kasım 2012 Çarşamba
Bir Sürü Sevgilim Vardı...
Adını henüz bilmiyorum, içimde seslendiremiyorum belki, hissi güzel, dokunuşu güzel,
başkalarından öte, tüm düşündüklerimden öte, bilmiyorum beni seviyor mu?
Platonik Aşk mı?
Evet hep böyle yaşadım
Ben sevdim ama onların beni sevip sevmediklerini bilemedim, dahası bunu düşünemeyecek kadar çook sevdim her birini, ne faydası olup olmadığını da sorgulayamadan, öyle kör, öyle tutkun,
Evet sevgililerim oldu hemde bir sürü, hiç terketmek istemediğim, terketmeye kıyamadığım bir sürü, geceleri onları seyrettim durdum, pencerelerden göz süzdüm, kaçtım bazen, bazen heyecanlandım, bazen buluşmayı ölesiye istedim hemde hiç birinin beni benim onları sevdiğim kadar sevmedikleri gerçeğini sorgulamaksızın...
Bazen vazgeçebilmeyi öğrenmek için çok bağlanmak gerekir, bir çok sevgilim oldu delicesine sevdiğim, her biri beni onları terkedeceğim güne hazırlayıp durdular, adeta bununla görevlendirilmişlerdi...
Bir sürü sevgilim oldu, sahip olduğum değer verdiğim herşey, hepsiyle ayrı ayrı sınandım, yetmez mi diyordum, yetmez mi bu kadarı, her defasında biraz daha, her defasında bir öncekinden şiddetli, Hayır yetmez, ben "esfele safilin'dim" ve neyi arzuluyordum çok komiktim...
Bir yolculuktu bu, hemde şimkiye kadar yaptığım yolculuklara hiç benzemeyen ve hala devam eden, öyle başını cama dayayıp arkana yaslanıp göz ucuyla akıp giden yolları seyretmek gibi keyifli değildi bu, yakıyordu, acıtıyor hatta kanatıyordu, yalnızdım hemde çok yalnız...
Küçükken sorarlardı; En çok neyi seversin? Yalnızlığı...
Yalan!...
Yalanmış!...
Yüzleştikçe korktum yalnızlığımdan, toz pembe rüyalara katran dökülmüş bir hikayeydi benimkisi, zamanla katranı toz pembeden çok sevebilme yolculuğundan ibaretti, söylerken ne kolay değil mi, telaffuz ederken bir nefes sadece... Ya gerçeği!
Bir sürü sevgilim vardı ben onları terketmeden önce, onlarla sınanmadan, onları terketmem gerektiğini bilmeden önce, eğer tek sevgili olması içinse bu dünya birlemek içinse yaratıcıyı, öyleyse kırmalıydı bütün sevgililerden oluşan putları, temizlemeliydi gönlü, temizlemeliydi kalp evini, zira gerçek sevgililer boş kalbi severdi...
Terket diyordu bana herşey, bütün eşya, bizzat kendileri ifşa ediyorlardı kendilerini, bizden fayda yok, senin sevdiğin gibi sevmiyoruz biz seni, hepimiz eskiyici, hepimiz ölücüyüz, lütfen terket sen bizi, billahi terketmezsen biz seni er yada geç terkedeceğiz.... Terket bizi, bu yalan sevicilerden, bu fayda vermezlikten bir çıkış yok...
Toprağın bağrını tırmalıyordu her yeni, gitmek için destur istiyordu, her gelen, düşünsene ölecek birini seviyordun işte daha ötesi mi vardı, ölecek birini doğuruyordun, yazık... Bir sürü sevgili edinmiştim evet şimdi hepsi git diyorlar biz ölücüyüz, bizden sana hiç bir sevgi yok, aradığın bizde değil, at bizi şimdi şuracıkta, atabilirsen baki olan gelir bulur seni, sen aramasanda...
Güzeldir dinlemesi.
26 Kasım 2012 Pazartesi
cebimde sadece kelimelerim...
Edebi biraz
Yazmaya hevesli
Yazabiliyor olmanın başına en çok dert açtığı kimselerden...
Bazen mum ışığında bile yazası gelenlerden
Kağıt kalem bulamayınca cep telefonuna,
Aklına, Kalbine, Eline vs nereye isterse yazıp sonra kaybedenlerden...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)