15 Ocak 2013 Salı

Ceplerimde Kelimeler...

      Ömrümün en güzel yılları geçiyor bir kuru hevesle...  Hani diyoruz ya olmaz öyle şey her nasılsa çıkarız bu işin içinden, hayır efendim çıkamıyoruz, kendimizi muktedir görmek ahmaklıkta dip nokta...

   - Eee peki biz hiçbir işi yapamıyorsak bunları kim yapıyor, süregelen devam eden iş ve oluşlar kimin eseri?

    - Bir bak bakalım kimin eseri

     Biz herşeyin peşinden divaneler gibi dolaşıyoruz kimimiz ev kimimiz araba, kimimiz çocuk, kimimiz eş...  Bir şey öğrendim ki peşinden koştuğum ne varsa elimden alınması ile geldim karşı karşıya, yahut elimden alınmasını başımdan gitmesini isteyecek kadar dert oldu imtihan oldu bana...

     Aslında ömrümün baharı kışı diye birşey yok, yaptığımız tüm planlar suya düşmeye mahkum, bir şifre vereyim mi? Ben bir hiçim demediğimiz her an hiç olmaya doğru gidiyoruz adım adım, bu o kadar gizli bir şifre ki herşeyin içinde nokta kadar mevcut, görüp davranışını değiştirdiğin an elde ettiğin kazanç bir'e on, ya farkedemezsen? ki çoğunlukla yaptığımız bu, o zaman kaybetmek kaçınılmaz...

     Tabii kaybetmek de göreceli, birinin kazandığı için sevindiği şey bir diğeri için kaybettiği düşüncesi ile elem verebilir...  Kimin ne kazanmak istediğine bağlı...

      Yani arkadaşım öyle bir acziyet ki bahsettiğim, her yeni güne ceplerimizde kelimelerimiz, istediğimiz arzu ettiğimiz ne varsa onların peşinde koşarken ve ceplerimizdekileri onları elde etmeye savururken başlayıp bitiriyoruz, bitiyor ceplerimizde, ellerimizde, dilimizde ne varsa ama bitmiyor acziyetimizi kabul etmeme enerjimiz, bitmiyor yapmak istediklerimiz, almak istediklerimiz...

      Biteceği de yok hiç.

 

13 Ocak 2013 Pazar

Balığın Karnındayım!

Korkuyorum burası karanlık ve sessiz...
Kendi sesimden başkası yok aslında, kendimden baskası da, ben hapsettim buraya kendimi, daha büyük bir korku degildi bundan öncesi, sonunu görebilmemin mümkün olmadıgı bir yerden, aslında düşmekten korktuğum için düşerek, hapsettim iste kendimi...
Ben bana ait olanları vermekten korktuğum için vermeye ehil olmadığımdan, kaçtım tüm terbiye edilmesi gereken ve iman etmesi gereken yanlarımdan, tüm nefslerden ve kendimden kaçarken düştüm buraya, geldiğim yerden daha karanlık ve çaresizim şimdi, evet muhalif oldugum için hapsoldum, dahası, ben kaçtıkta kendimi ehillestirmekten ve vazgecemedikce ben denen illetten, düşüyorum dünya dedikleri balığın icine, yutuyor beni dünya ilahi bir kudretle...
Ben her kaçışım da düştüm buraya, biliyorum kurtulamam zalimim ben demeden, tesbih etmeden olmaz biliyorum , baş kaldırdım ama çarem sensin demeden olmaz... Gözyaşı döküp ağlamadan silinmez bu lekeler, kaçarken çamurlara bulandım Allahım, yine sana doneceksem temizlenmeliyim, tane tane ismini zikrederek yıkanmalı arınmalı tüm kirler, korkuyorum karanlik şimdi her yer...