30 Mayıs 2015 Cumartesi

Hiçbirşey...

Sus!
Hiçbirşey söyleme...
Dinle, onu dinle, 
O sevgiliyi dinle, her ses ve nefes, O'na koşuyor işte,
Benim Nazlı sevgilim, bugünümü de seninle gecirdim, kalbim ve tüm bana verdiklerinle, seni senden istedim... 
Arada mesafe yok, duvarlar yok, perdeler yok, hiç engelsiz sana kavuşmayı diledim, aşıklar yanarmış, hüzünlü bir muhabbetmiş onlarınki, senin de birbirinden üstün aşıkların varmış, her biri sevgili diye yalvaran...
Bende oyleyim şimdi, kokunu duyabileceğimi bildigim bahçelerin dibinde sabahlıyorum, dünya umurumda değil, sende kendimi kaybediyorum, ilk defa ağrılarımı bile seviyorum, seni hatırlatan herşey öyle sevimli ki, kendini buldurup bana beni unutturduğun o günden beri baska bir aleme ayak bastım sevgili, burası senin yurdun, burada hırs ve intikam yok, türlü entrikaların dünyasından çekip aldın beni...
Kendini bana buldurduğun günden beri boğazımdan sensiz bir lokma ekmek inmedi, kana kana su içmedim sensiz...
Katreydim ben senin umman'ın varmış duydum, iç gecirdim ve yürüdüm sana kavuşmak için, el uzatıp uzakları yakın eyledin, her an güzelliğine bakıyorum hic pörsümeyen, eskimeyen nadide güzelliğin karşısında eriyorum sevgilim.
Burada ben yok...
Yalnız sen varsın...

Sadece Dinle...

16 Mayıs 2015 Cumartesi

Hiç'lik Denizi

Bu bir maddeye duyulan sevgi değildi,
manası derin yüklü ve samimi,
Burada ben yoktum
Onlar ve hiç kimse...
Yalnız O vardi!
Burası hiç'lik denizi'ydi...
Bir sahip ki  hiçbir kıymeti yokken, kendisi için terkettiklerine, karşılığında
cömertçe kendisini ikram eden...
Bu aşk değildi...
Bu muhabbetdi,
Beseri sevgiler gibi tanidikca uzaklaşmanın aksine, tanıdıkça  hayranlığımın
arttığı muazzam bir sevgi denizi...
Günler geçiyor, daha da çok hiç oluyor, ne varsa bana verdiği, onun uğrunda özgürce harcıyorum, burada, tam kalbimin içinde, yalnız O olduğu an'larda en mutlu ve huzurlu saatlerimi geçiriyorum,  O'nu ne zaman unutsam kayboluyorum, dert doluyorum...
Sevgilim ne olur bana kendini unutturma, ara beni olmaz mı? İşaretler gönder bana, onların senden olduklarını anlarım, aslında  hangi cihete dönsem tatlı kokuların çarpıyor burnuna,               
       Elimi neye uzatsam sana dokunuyorum, her seste senin nağmelerin,  her acıda sayısız cilvelerin, ne hoşsun, ne güzelsin, öyle güzelsin....